Mübarek Ramazan ayını müteakiben müşerref ve müyesser olduğumuz bayram günlerine ulaşmanın bir yanda bahtiyarlığını diğer yanda burukluğunu yaşıyoruz. Burukluğunu yaşıyoruz çünkü; başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennem azabından kurtuluş olan on bir ayın sultanı mübarek Ramazan ayını geride bırakıyoruz. Allah’tan niyazım tekrarına eriştirmesidir. Ramazan Bayramı, oruç ibadetinin, daha yerinde bir anlatımla Şehr-i Ramazan’ın maddi ve manevi mükâfatıdır. Bu mükâfata layık ve müstahak olmak hakikatli ve halisane temennimdir. Bayramlar, barış ve kardeşlik hissiyatının kuvveten fiile geçtiği, kucaklaşma ve kaynaşma ihtiyacının kuvvetlenip filiz filiz gerçekleştiği muazzez dönemlerdir. Dargın gönüllerin, küskün kimselerin, kırık ve kırgın kalplerin tamir ve telif vakti elbette bayramlardır ve böyle de olmalıdır. Bayram; müessir birlik, mütemadi dirlik, muhtevalı iyilik fırsatıdır. Bu fırsatın heba ve heder olması ne Allah indinde ne de millet nezdinde müsamaha ve müsaade görmeyecektir. Barış ve huzur gerek insan, gerek toplum, gerekse de millet nam ve hesabına kalıcı bayram mahiyetindedir. Milli hedefimiz ülkemizi kalıcı olarak bayram yerine dönüştürmek, bu suretle sıkılı yumrukları açarak, önyargıları aşarak, vehimleri atarak muhabbet ve musafaha ortamını işlenmeyi bekleyen bir cevher gibi ortaya çıkarmaktır. Bu mühim ve mümtaz hedef doğası gereğince sabır, samimiyet, güven, dürüstlük, empati, hoşgörü, dikkat ve temenni gerektirmektedir. Merhum düşünürümüz Ziya Gökalp’in ifadesiyle, ümitsizlik baykuşu hiçbir insanımızın gönlüne yuva yapamayacaktır. Bayram günlerinin mehabet, merhamet ve memnuniyet iklimiyle terörsüz Türkiye mefhumunun mehtabı, membaı, sosyal ve psikolojik mekanizması inşallah terekküp edecektir. Niyetimiz halis olduğundan nihai kısmetimiz de hayır olacaktır. Hiçbir tuzak, hiçbir kumpas, hiçbir komplo, hiçbir kumandalı tertip kararlılığımızı sekteye uğratamayacaktır. Elbette terörsüz Türkiye gaye ve gayretinden ürken, korkulu rüyalar gören iç ve dış mihraklar vardır ve bu mayası lekeli güruh son günlerde iyice ayyuka çıkmıştır. Barış, demokrasi ve kardeşlik azmimizi hazmedemeyen, bununla da kalmayıp tarihsel nitelikli gelişmeleri baltalamak ve budamak maksadıyla organize eylem halinde bulunanlar pisliğe konan sinekler gibi ortalığa üşüşmüşlerdir. Bu duygu ve düşüncelerle doğudan batıya, kuzeyden güneye hayatın çilesini omuzlarına almış vatan ve millet evlatlarını; etnik kökeni, mezhebi, yöresi ve anasının dili ne olursa olsun her kardeşimi, yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızı selamların en güzeliyle selamlıyor Ramazan Bayramlarını tebrik ediyorum. Gönül ve kültür coğrafyalarında yaşayan soydaşlarımıza, din kardeşlerimize hayırlı bayramlar diliyorum. Günahlarımızın ağırlığı altında, çökük omuzlarımızla, yakıcı bir özlemin büktüğü boyunlarımızla huzurundayız. Allah’ım, bayramlık halimiz yok. Bayrama hakkımız yok; yine de bayram yapacağız, bağışla bizi…Allah’ım, hırslarımızı yenmenin yollarını öğret bize, birbirimizi sevmenin yollarını öğret. Milletimize lâyık insanlar olalım. Halka ve Hakk’a hizmet etmesini bilelim. Bize “Büyük Cihad”ın yollarını öğret, nefsimizi yenmenin sırlarını öğret. İyi olmanın yollarını öğret! Allah’ım, bize acı, bizi sev. Yolunda kan dökmüş bir milletiz. Uğrunda çelik bir iman ordusu olmuş, cihanın üstüne yürümüşüz. Düşmanımız çok, dostumuz yok. Rahmetini üzerimizden eksik kılma…Allah’ım, millete hizmet etmenin hazzını duyur bize. Nefsimizi cihanın sultanı sanmaktan esirge bizi. Menfaatlerimizin kölesi olmayalım; bizi Sana ulaştıracak bir yüce gayenin dervişleri olalım. Şeytana uyanları, toprağınla doyur. Varlıklı kullarının yüreğine cömertlik; yoksulun yüreğine sabır ver. Yaşama kavgasının hiçliğini, söyle bize Allah’ım. Tek bilici Sensin; tek görücü Sensin. Bu milletin başına kötülerin, yalancıların geçmesine fırsat verme. Dostlarımızı çoğalt, düşmanlarımızı azalt. Dost görünen düşmanların sahtekârlığından, koru bizi! Allah’ım, dostluğu öğret bize, fazileti emret, inanmanın yüceliğini göster; inandığımız yolda ölmenin mutluluğunu duyur. Yalandan, riyadan, kem gözden, kötü sözden ırak eyle bizi. Sana kulluğumuz yetsin. Nefsimizin köleliğinden vazgeçelim. Şehvetin kulu olmayalım. Utancın güzelliğini, iffetin değerini unutmayalım. Allah’ım kuvvet ver bize. Haddimizi bilmek için, muhtaç olduğumuz kuvveti ver. Gurur bataklığında boğulmayalım. Nefislerimize hizmeti, marifet sanmayalım. Allah’ım, ekmeksizlere acı, yuvasızları koru, öksüzleri güldür. Günahsızları esirge, günahkârları affet. Seni tanımayanlara, aşkı bilmeyenlere, merhamet eyle. Allah’ım, mübarek bayram gününün hakkı için, kâfir içinde kalmış Müslüman kullarının dertlerine, derman ol. Selâmete çıkmak azminden, yoksun bırakma. Türk adını verdiğin öz ordunun, mücahitlerinin bileğini güçlendir; yüreğini nurlandır. Masumların intikamı alınsın. Allah’ım, günahımız çoktur bizim! Huzuruna çıkmağa yüzümüz yoktur bizim!
Affet bizi…
Galip ERDEM